İnsanlık yarım asırdan uzun süredir uzaya roketler fırlatıyor, ancak bu devasa makinelerin arkalarında bıraktıkları kimyasal ve fiziksel izlerin tam olarak ne olduğu sorusu bugüne kadar kafalarda soru işaretleri bırakmaya devam ediyordu. Troposferden stratosfere ve uzayın boşluğuna kadar değişen atmosfer katmanlarıyla etkileşime giren roket egzozlarını incelemek, şimdiye kadar büyük ölçüde bilgisayar modellerine ve simülasyon çalışmalarına dayanıyordu. Bu durum bilim insanlarının bilgi dağarcığında önemli bir boşluk yaratıyordu.
Bu eksikliği gidermek amacıyla ESA ve DLR, roket emisyonlarını ölçmeye yönelik kavramsal bir proje olan 'Firewall'u hayata geçirdi. Bu yeni projenin ilk test vakası olarak ise DLR'nin katı yakıtlı sondaj roketi görevi olan Mapheus-17 seçildi. İsveç'teki Esrange fırlatma sahasından 1 Ekim tarihinde fırlatılan roket, malzeme bilimi, yaşam bilimleri ve mikro yerçekimi teknolojilerini test eden birden fazla deneyi beraberinde taşıdı. Yaklaşık 300 kilometre yüksekliğe ulaşan roket, fırlatılıştan 16 dakika sonra fırlatma sahasından 70 kilometre uzağa Dünya'ya geri indi. Red Kite motoruyla güçlendirilen birinci aşamanın yanma ürünleri arasında hidroklorik asit, su buharı, buz, alüminyum oksit, karbon dioksit, azot ve kurum yer alması bekleniyordu.
Egzoz emisyonlarını yerinde incelemek için DLR'ye ait Falcon 20E araştırma uçağı kritik bir görev üstlendi. Roket fırlatılmasından yaklaşık 20 dakika önce havalanan uçak, egzoz bulutunun 2 ile 6 kilometre yükseklikler arasında sürüklendiği bölgeye daldı. Fırlatmadan sadece dakikalar sonra dağılıp görünmez hale gelen bulutu yakalamak, bu operasyonun en büyük zorluklarından biriydi. Havada gerçekleştirilen bu ölçümler, fırlatma sahasının yakınında kurulan ve özel olarak tasarlanmış bilimsel ölçüm sistemleriyle donatılmış özel bir konteynerden alınan yer ölçümleriyle de desteklendi. Ayrıca NASA da sahadaki yer çalışmalarına karbon dioksit dedektör cihazlarıyla katılım sağladı.
Gerçekleştirilen bu ortak operasyon, hava trafik kontrolü, uçuş aletleri ve roket operasyon ekiplerinin koordinesinde önemli bir gerçek dünya deneyimi sundu. Falcon 20E gözlem uçağı roket egzozunun içinden geçerek güvenle inerken, roket de uçuşunu başarıyla tamamladı. Şimdi ESA ve DLR araştırmacıları, sistemin amaçlandığı gibi çalışıp çalışmadığını görmek için kaydedilen verileri detaylı bir şekilde analiz ediyor. Elde edilecek sonuçların olumlu olması durumunda, gelecekte benzer roket izleme uçuşlarının devam etmesi planlanıyor.








