Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kızıl Gezegen'in gizemlerini çözmek üzere tasarlanan ExoMars misyonunun en kritik aşamalarından biri için hazırlıklarını hızlandırdı. Misyonun en önemli unsuru olan Rosalind Franklin gezgini (rover) Mars yüzeyine inmeden önce, Dünya üzerinde kusursuz bir provadan geçiriliyor. Turin, İtalya'daki ALTEC tesislerinde yürütülen iki aylık kapsamlı test kampanyasında, gezginin birebir ikizi olan 'Amalia' modeli kullanıldı. Bu süreçte Amalia; dik eğimler, kayalık zeminler ve Mars yerçekimini taklit eden zorlu senaryolar altında iniş platformundan yüzeye 20'den fazla başarılı çıkış (egress) gerçekleştirdi. Operasyon, sadece rampalardan aşağı inmekten ibaret olmayıp, mühendislerin önceden öngöremeyeceği yüzey engellerine karşı en güvenli rotayı seçme kabiliyetini test ediyor.
Uzay misyonlarında 'iniş sonrası ilk hareket' olarak adlandırılan bu aşama, uzay araçlarının hayatta kalması için hayati önem taşır. Çünkü Mars ile Dünya arasındaki sinyal gecikmesi ve sadece yörünge araçlarından elde edilen düşük çözünürlüklü fotoğraflar nedeniyle, kontrol merkezi gezginin çevresindeki engelleri tam olarak göremeyebilir. Ön planda yer alan ön ve arka rampalar arasından doğru seçimin yapılması gerekir; zira Mars'ta hata payı sıfırdır ve bir kez platformdan inildiğinde geri dönüş veya ikinci bir şans bulunmamaktadır. Polonya merkezli uzay şirketi Astronika tarafından geliştirilen üç metre uzunluğundaki alüminyum rampalar, bal peteği dokusu sayesinde tekerleklere maksimum tutuş sağlasa da, eğimli zeminler ve kayaların yarattığı asimetrik yükler gezginin devrilme riskini artırabilir.
Testlerin en dikkat çekici yönlerinden biri, Mars'ın yerçekimi koşullarının simüle edilmesidir. Mars, Dünya'nın yerçekiminin yaklaşık üçte birine (0.38 g) sahiptir. Bu fiziksel farkı Dünya laboratuvarlarında yansıtabilmek için mühendisler, tünele yerleştirilmiş özel bir kaldırma mekanizmasıyla gezginin ağırlığının üçte ikisini askıya aldılar; böylece 300 kilogramlık dev makine, Kızıl Gezegen'deki 100 kiloluk ağırlık hissiyatıyla hareket etti. Bunun yanı sıra hidrolik platformlar yardımıyla tüm sistem 20 dereceye kadar eğilerek, iniş modülünün yamaca denk gelmesi gibi senaryolar test edildi. Rampaların altına yerleştirilen yapay engellerle, gezginin beklenmeyen kaya formasyonlarıyla nasıl başa çıkacağı gözlemlendi.
Thales Alenia Space liderliğinde yürütülen bu titiz mühendislik çalışmaları, 2030 yılında gerçekleşmesi planlanan gerçek Rosalind Franklin yolculuğunun güvenliğini garanti altına almayı hedefliyor. ExoMars projesi, sadece bir tekerlekli aracı taşımaktan öte, Mars'ın derin katmanlarında geçmiş yaşam izlerini (biyomarker) aramak üzere tasarlanmış 2 metrelik matkaba sahip ilk sondaj aracıdır. Bu denli karmaşık bir bilimsel donanımın, iniş anında yaşanabilecek mekanik bir arıza nedeniyle devre dışı kalma riskini bertaraf etmek için yapılan bu simülasyonlar, gezegenler arası keşiflerin ne kadar ince bir hesap ve sabır gerektirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.








