NASA'nın Dünya Gözlem Evi (Earth Observatory) tarafından paylaşılan veriler, Güney Amerika'nın ekolojik kalbi sayılan Amazon Yağmur Ormanları'nda kurak dönemin gelişiyle birlikte kontrol dışına çıkan devasa yangın dalgasını belgeledi. NASA'nın Aqua uydusu üzerinde görev yapan Orta Çözünürlüklü Görüntüleme Spektroradyometresi (MODIS) tarafından elde edilen görüntülerde, Brezilya'nın Manaus ve Santarém kentleri çevresinde Amazon Nehri'ni ve bitki örtüsünü örten yoğun duman tabakası net bir şekilde tespit edildi.
Yangınların mevsimsel dinamiklerini anlamak için gezegen ölçeğindeki atmosferik ve oşinografik salınımları incelemek gerekmektedir. Tropikal bölgelerde gözlemlenen yangın dalgası, El Niño–Güney Salınımı (ENSO) fenomeninin sıcak evresine denk gelen dönemlerde karakteristik bir yayılım rotası izlemektedir. Ekvatoral Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının anormal biçimde artmasıyla tetiklenen El Niño, küresel hava akımlarını bozarak önce Ekvatoral Asya'da, ardından orta ve doğu Amazon'da şiddetli kuraklıklara yol açmaktadır. Zemin nemini ve bağıl nem oranını hızla yitiren tropikal orman tabanı, tarım veya arazi açma amacıyla yakılan kıvılcımların geniş alanlara yayılarak birincil orman dokusunu yutmasına zemin hazırlamaktadır.
Uzaydan bu boyuttaki afetlerin takibi, gelişmiş uzaktan algılama (remote sensing) teknolojilerine dayanmaktadır. Aqua uydusunun MODIS enstrümanı; görünür ışıktan termal kızılötesine kadar 36 farklı spektral bantta veri toplamaktadır. Bu spektroradyometrik yaklaşım, yüzeydeki yangınların yaydığı termal radyasyonu (ısı anomalisini) piksel bazında tespit ederken, aynı zamanda atmosferdeki aerosol optik derinliğini ölçerek dumanın parçacık yoğunluğunu ve rüzgâr yönündeki taşınımını analiz etmeyi mümkün kılar. Böylece yeryüzünden gözlenmesi olanaksız olan yüz binlerce kilometrekarelik ormanlık alan, birkaç saat içinde yüksek doğrulukla taranabilmektedir.
Amazon ekosistemi, Dünya'nın en büyük karasal karbon yutaklarından biri olmasının yanı sıra, 'uçan nehirler' (flying rivers) olarak adlandırılan devasa atmosferik su buharı koridorlarının da kaynağıdır. Biyokütlenin yanması sonucunda atmosfere megatonlarca karbondioksit ve karbonmonoksit salınmakta; bu durum, karbon yutağı niteliğindeki ormanların geçici de olsa birer karbon kaynağına dönüşmesine yol açmaktadır. Yörüngesel platformlar, sadece yangının yıkımını belgelemekle kalmayıp, küresel biyosfer dengesinin ve hidrolojik döngülerin uzun vadeli kırılma noktalarını modellemek için vazgeçilmez birincil veri sağlamaktadır.








