Merkür'ün Yörüngesine Sığan Yedi Gezegen
TRAPPIST-1 sistemindeki merkez yıldız (kırmızı cüce), bizim Güneşimizden çok daha küçük, sönük ve soğuktur; kütlesi neredeyse Jüpiter kadardır. Yıldız bu kadar küçük olunca, etrafındaki gezegenler de ona inanılmaz derecede yakınlaşmıştır. Öyle ki, bu yedi gezegenin tamamının yörüngesi, bizim Güneş sistemimizdeki Merkür'ün yörüngesinin içine rahatlıkla sığabilir!
Gezegenler birbirlerine ve yıldızlarına o kadar yakındır ki, sisteme ait en içteki gezegende bir yıl sadece 1.5 Dünya günü sürerken, en dıştaki gezegende bile bir yıl sadece 20 gün sürer.
Muhteşem Bir Gökyüzü Manzarası
Eğer bu gezegenlerden birinin yüzeyinde durup gökyüzüne baksaydınız, evrenin en nefes kesici manzaralarından birine şahit olurdunuz. Gezegenler birbirlerine o kadar yakındır ki, komşu gezegenler gökyüzünde parlayan küçük yıldızlar gibi değil; tıpkı bizim Ay'ımız gibi, hatta Ay'dan çok daha büyük devasa küreler halinde görünürlerdi. Üstelik bu dev komşuların yüzeyindeki okyanusları, bulutları ve evrelerini (hilal veya yarım ay şeklinde) çıplak gözle net bir şekilde izleyebilirdiniz.
Yaşam İçin En Güçlü Adaylar
Sistemin tam ortasında yer alan üç gezegen (TRAPPIST-1e, f ve g), yıldıza tam da sıvı suyun yüzeyde kalabileceği o altın mesafede ("Yaşanabilir Bölge"de) yer alır. Bilim insanları bu üç gezegenin yüzeyinde devasa okyanuslar olabileceğini düşünüyor.
Ancak bir sorun var: Yıldıza bu kadar yakın oldukları için (22. Gün paketimizde bahsettiğimiz gibi) bu yedi gezegenin tamamı kütleçekim kilidine yakalanmış, yani Göz Küresi Gezegenleri haline gelmiş olabilirler. Bir yüzleri sonsuza dek kırmızı cücenin ışığında kavrulurken, diğer yüzleri karanlıkta donmaktadır. Yine de, o sıcak ve soğuğun kesiştiği "Terminatör Hattı"nda sıvı su akıyor ve yaşam filizleniyor olabilir. James Webb Uzay Teleskobu şu an tam da bu gezegenlerin atmosferlerini tarıyor ve oradan gelecek ilk nefes izini arıyor.