Astrofizik / Ötegezegenler

PULSAR GEZEGENLERİ: ZOMBİ YILDIZLARIN ETRAFINDA DÖNEN ÖLÜDÜNYALAR

27/06/2026 8 dk Dk Okuma
PULSAR GEZEGENLERİ: ZOMBİ YILDIZLARIN ETRAFINDA DÖNEN ÖLÜDÜNYALAR
"Sıcak Jüpiter" makalemizde, Güneş benzeri bir yıldızın etrafında keşfedilen ilk ötegezegenin 1995 yılında bulunduğunu konuşmuştuk. Ancak astronomi tarihinin gerçek ilk ötegezegen keşfi 1992 yılında, bilim insanlarının gezegen aramayı akıllarından bile geçirmedikleri, evrenin en şiddetli ve ölümcül köşelerinden birinde yapıldı. Karşınızda; astrofizik kurallarını dehşete düşüren, ölü bir yıldızın etrafında dönen "Zombi Dünyalar": Pulsar Gezegenleri. Polonyalı astronom Aleksander Wolszczan, Arecibo Radyo Teleskobu'ndan gelen verileri incelerken imkânsız bir şey fark etti. Bizden 2300 ışık yılı uzaklıktaki "PSR B1257+12" adlı bir Pulsar'ın yörüngesinde dönen üç adet kayalık gezegen vardı. Bilim dünyası şaşkına döndü; çünkü bir Pulsar'ın etrafında gezegen olması fiziksel olarak mümkün görünmüyordu.

Yıkımın Ardından Gelen Enkaz: Nasıl Oluşuyorlar?

Pulsarlar (Atarcalar), ömrünü tamamlamış devasa yıldızların korkunç bir Süpernova patlamasıyla kendi içlerine çökmesi sonucu oluşan Nötron Yıldızlarıdır. Çapları sadece bir şehir (yaklaşık 20 km) büyüklüğünde olmasına rağmen kütleleri, Güneş kütlesine yakın ya da biraz fazladır; tipik nötron yıldızları yaklaşık 1,4 Güneş kütlesi taşır. Kendi ekseni etrafında çılgınca dönerek uzaya dar ışın huzmeleri hâlinde radyo dalgaları, X-ışınları ve gama ışınları yayarlar. Eğer bu devasa yıldızın eskiden etrafında dönen gezegenleri varsa, o korkunç süpernova patlaması sırasında bu gezegenlerin buharlaşıp yok olması gerekirdi. Peki bu üç gezegen oraya nasıl geldi? Cevap, evrenin geri dönüşüm yeteneğinde gizlidir. En yaygın kabul gören teoriye göre bu gezegenler, yıldızın orijinal gezegenleri değildir. Orijinal gezegenler süpernova patlamasında yok oldu. Ancak patlamadan geriye kalan devasa metal, kül ve kaya enkazı, zamanla ölü yıldızın etrafında dönen bir disk oluşturdu ve milyonlarca yıl içinde birleşerek yepyeni gezegenler doğurdu. Yani bu gezegenler kelimenin tam anlamıyla kendi ölü yıldızlarının küllerinden doğan "Zombi Dünyalardır". Astronomlar bu ürkütücü doğalarına uygun olarak üç gezegene sırasıyla Draugr (PSR B1257+12 b), Poltergeist (c) ve Phobetor (d) isimlerini verdiler.

Sonsuz Bir Radyasyon Cehennemi

Bu gezegenler sadece geçmişleri itibarıyla değil, iklimleri itibarıyla da tam birer cehennemdir. Merkezlerindeki pulsar ısı yaymaz; yani gezegenler dondurucu derecede soğukturlar. Ancak bunun yerine pulsar, gezegenin yüzeyini kesintisiz ölümcül dozda X-ışını ve yüksek enerji parçacığı bombardımanına tutar. Eğer Draugr gezegeninin yüzeyinde dursaydınız, atmosferiniz ya da sizi ısıtan bir yıldızınız olmazdı. Gökyüzü simsiyah olurdu; ancak pulsarın yaydığı devasa manyetik fırtınalar nedeniyle gökyüzü sürekli neon moru ve yeşili ölümcül kutup ışıklarıyla (auroralarla) aydınlanırdı. Herhangi bir yaşam formunun, hatta bir mikrobun bile bu radyasyon fırtınasında hayatta kalma şansı yoktur. Pulsar gezegenleri, yaşamın asla var olamayacağı, evrenin en ıssız ve korkutucu ölü köşeleridir.

Pulsar gezegenleri, yaşamın asla var olamayacağı, evrenin en ıssız ve korkutucu ölü köşeleridir.