Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) 14 Nisan 2023 tarihinde fırlatılan ve dev gezegen Jüpiter ile onun buzlu uydularını incelemeyi hedefleyen Juice (Jupyther Icy Moons Explorer) misyonu, hedefine giden yolda kritik bir dönüm noktasını daha geride bıraktı. 28 Eylül tarihinde gerçekleştirilen Dünya yakın geçişi (flyby), uzay aracının Jüpiter'e ulaşmadan önce yapacağı planlı dört kütleçekim destek manevrasından üçüncüsü olma özelliğini taşıyor. Kütleçekim destek manevraları (gravity assist), uzay araçlarının roket yakıtı harcamadan, gezegenlerin kütleçekim alanlarını ve yörünge hızlarını birer 'sapan' gibi kullanarak yön ve hız değiştirmesini sağlayan astrodinamik tekniklerdir. Venüs ve önceki Dünya geçişlerinin ardından bu son manevra, Juice'u Jüpiter rotasına doğru yaklaşık 20 derece saptırarak 2031 yılındaki varış noktasına bir adım daha yaklaştırdı.
Ancak bu geçiş, yalnızca yörüngesel bir mekanik ayarlamadan çok daha fazlasını, yani Jüpiter ortamının zorlu koşulları için gerçek bir uçuş provasını temsil ediyordu. Jüpiter, Güneş'e olan muazzam uzaklığı nedeniyle dünyaya kıyasla çok daha az güneş ışığı alır; buradaki güneş panellerinin maruz kaldığı güneş radyasyonu Dünya'dakinin yalnızca %3'ü kadardır. Üstelik Jüpiter sisteminde uyduların gezegen gölgesine girmesiyle oluşan tutulmalar beş saate kadar sürebilmektedir. 2024 yılındaki Ay-Dünya geçişinde 32 dakikalık bir tutulma yaşayan Juice, eylül ayındaki bu son geçişte ise tam üç saat tam gölge (umbra) ve altı saat kısmi gölge (penumbra) olmak üzere toplamda rekor kıran uzunlukta bir karanlık fırtınasına maruz kaldı.
Uzay aracına güç sağlayan ve bir voleybol sahasının yarısı kadar büyüklükte olan 85 metrekarelik devasa güneş panelleri, bu uzun karanlık süreçte akülerin gücüne bağımlı kalmayı zorunlu kıldı. Avrupa Uzay Operasyonları Merkezi'ndeki (ESOC) uçuş kontrol ekibi, Cebreres derin uzay anteni aracılığıyla gelen telemetri verilerini anlık olarak izledi. Üç saatlik tam umbra evresinin ardından uzay aracının batarya seviyesi %54'e kadar düşerken, operasyonel limit olan %35'lik sınırın güvenli bir şekilde üzerinde kalarak panellerin yeniden enerji üretmeye başlaması mühendisleri sevindirdi. Bu durum, Jüpiter'deki uzun süreli tutulma senaryoları için yürütülen simülasyonların doğruluğunu kanıtladı.
Sadece uzay aracının hayatta kalması değil, aynı zamanda bilimsel veri toplama kapasitesi de bu karanlık testinden başarıyla çıktı. Uzay aracında bulunan on bilimsel enstrüman, sıkı enerji kısıtlamalarına ve karmaşık önceliklendirme protokollerine rağmen karanlık evre boyunca aktif tutularak kalibrasyon ve gözlem faaliyetlerini sürdürdü. İspanya'daki Avrupa Uzay Astronomi Merkezi (ESAC) bilim operasyonları ekiplerinin koordine ettiği bu kampanya, Jüpiter'in buzlu uyduları Ganymede, Callisto ve Europa'ya varıldığında benzer zorluklarla baş edebilmek için eşsiz bir operasyonel tecrübe havuzu oluşturdu.








